Şifremi Unuttum
Arama
 
Uzman

Uzman
  Uzmanlar Ne Diyor?   Geri
   
 
Kanserden Korunmak için Doğru BesleninProf. Dr. Yavuz Baykal

Kanserden Korunmak için Doğru Beslenin

Prof. Dr. Yavuz Baykal

Yanlış beslenme alışkanlıkları, yetersiz fiziksel aktivite ve hareketsiz yaşam, sigara ve alkol kullanımı, güneş ışınlarına yoğun olarak maruz kalınması ve stres gibi etmenler kanserin oluşmasına neden olan başlıca faktörlerdir.

Dengesiz beslenme ve yanlış pişirme teknikleri kansere zemin hazırlar

Dengesiz beslenme alışkanlıkları ile besinleri yanlış hazırlama ve pişirme yöntemlerinin, kanser oluşumunda rolü büyüktür. Kanserin oluşumunda etkili olan faktörler, kalıtım, beslenme ve çevre faktörleridir Farklı kaynaklara göre kanser oluşumunun beslenme ile ilgisinin ortalama yüzde 35 oranında olduğu kabul edilmektedir. Beslenme şeklinin kanser sürecinin tüm basamaklarında etkili olduğu kabul edilmektedir.

Brokoli kanseri önleyici etkiye sahip
Kanser oluşumunda genetik faktörler yanında çevresel faktörlerde önemli rol oynar. Çevresel faktörler bazı proteinler üzerinden etkili olur. Bazı besinler ve dengeli beslenme bu proteinlerin zararlı etkilerini azaltarak kanserin önlenmesi açısından yararlı olmaktadır. Kişiler arasında bu enzimlerin aktivitesi ve dağılımları açısından genetik farklılıklar vardır. İnsanlarda ortaya çıkan kanser yapıcı maddeler ilk olarak DNA’ya bağlanır ve mutasyona neden olur. Ortaya çıkan bu mutasyon kanser geliştirici genleri uyarırken, kanser önleyici genleri ise baskılamaktadır. Brokoli gibi sebzelerdeki bazı ürünler P450 gibi enzimleri etkilerini önleyerek kanser gelişimi üzerine önleyici etki gösterebilmektedirler.

Doğru beslenme programı ile kanser riskinizi azaltın
Düşük kalorili hafif yemekler ile beslenen kadınlarda östrojen hormon düzeylerinin azalmasına bağlı olarak meme kanseri olaylarında yüzde 25 gibi bir azalma görülmüştür. Beslenme şekli bazı proteinler) üzerinden bazı hormonlarla ilişkili olarak kanser oluşumunda etkili olmaktadır.

Balık, ceviz, fındık koruyucu kalkan görevi görür
Omega 3 yağ asitleri kanser oluşum riskini azaltmalarının yanı sıra birçok kanser türünün büyümesini de yavaşlatır. Tümör taşıyan farelerle yapılan deneylerde, diyetin EPA ve DHA ile desteklenmesi ile akciğer, kolon, meme ve prostat dâhil çeşitli kanserlerin büyümesinin yavaşladığı gösterilmiştir. Ayrıca omega 3 yağ asitleri ilaç ve ışın gibi kanser tedavi metotlarının etkinliğini de artırmaktadır. Omega 3 yağ asitlerinin bir diğer olası yararı da kanser hastalığında görülen zayıflama, kas kaybı ve kaşeksiyi azaltması ve önlemesi yönündedir. Bu koruyucu ve tedavi edici etkileri nedeniyle diyette omega 3 yağ asitlerine daha çok yer verilmesi önerilmektedir. Bu amaçla haftada 2–3 kez ızgara veya buğulama olarak balık tüketilmesi, günde 2–3 adet ceviz içi veya 5–6 adet fındık tüketilmesi, yemeklerin pişirilmesinde soya veya kanola yağının da kullanılması, bol sebze ve meyve tüketilmesi ve kuru baklagiller ve kepekli ekmeğe mutlaka günlük beslenme planında yer verilmesi uygun olacaktır.

Sebze ve meyvelerinizin rengi sarı – yeşil - turuncu olsun
Kanserin önlenmesinde rol oynadığı düşünülen maddelerden keratinoidler sarı-yeşil ve turuncu sebze ve meyvelerde, isoflavinoidler soya proteininde, izotiyosiyanatlar brokolide, organosülfidler garlik ve zeytinde, terpenoidler ise turunçgillerin kabuklarında bulunur. Karotinoidlerin çoğu benzer yapısal özeliklere sahiptirler ve antioksidan özellikler gösterirler. Sarımsak, soğan, pırasa, lahana, brokoli, turp, fesleğen, nane, dereotu, rezene, kereviz, maydanoz, roka ve teredir. Bu bitkilerden yapraklı olanlar aynı zamanda karotenoidler, flavanoidler, E, C, B2 vitaminleri ve folik asit açısından zengindirler. Brokoli, karnabahar, lahana gibi besinlerin kanser riskini azalttığı gösterilmiştir. Koyu yeşil, sarı, turuncu, kırmızı renkli sebze ve meyvelerde ise karotenoidler bulunmaktadır ve vücutta retinole dönüşerek A vitamini etkinliği gösterirler. Karotenlerin en iyi kaynakları, havuç, kayısı, yeşil sebzeler, domates, bal kabağı, portakal ve greyfurttur. Karotenoidler vücutta oluşan ve dışarıdan alınan kanser yapıcı öğeleri etkisizleştirerek kanserin oluşumunu önlemeye yardımcı olur. Karotenoidlerden biri olan likopen domateste bulunan vitamin A benzeri bir bileşik olup akciğer, prostat, meme, sindirim sistemi, mesane, deri ve serviks kanseri riskini azaltmaya yardımcı olmaktadır. Buna ilaveten sigara içenlerde dışarıdan beta karoten desteğinin sakıncalı olabileceği ile ilgili veriler de vardır. Bu sebeple sigara içenlerin vitamin takviyesi almak yerine bol sebze ve meyve tüketmeleri önerilir. Flavonoidleri en çok içeren meyveler sırasıyla, kara üzüm, kiraz, ahududu, böğürtlen, elma, erik, çilek, beyaz üzüm, turunçgiller ve şeftalidir. Sebzelerden bezelye, soğan, domates, yeşil yapraklı sebzeler, soya fasulyesi ve patateste bulunur. İçeceklerden taze meyve suları, şarap, yeşil çay ve bitki çayları iyi birer flavonoid kaynağıdır.



 
Mavi Yeşil Günlüğüme ekle Yazdır Arkadaşına Öner
Uzmanlar Ne Diyor Hafif Ye Hafif Yaşa Mavi Yeşil Sıkça Sorulan Sorular

Kullanım Koşulları Gizlilik Bildirimi Site Haritası İletişim Kampanya Katılım Koşulları
 
Ülker Logo
RSS